Film İncelemesi: Morgan Freeman’la İnancın Öyküsü

Bu yazıda “Tanrı’nın Öyküsü” (Story Of God) belgesel dizisini inceleyeceğim. Uzunca bir yazı olmak zorunda kaldı çünkü belgeselde yoğun bilgi var ve bu bilginin içindeki eğriyi ve doğruyu dikkatlice ayırabilmenin bir Kuran bağlısı için önemli olduğunu düşünüyorum.

Belgesel dizisi 2016, 2017 ve 2019 yıllarında ABD şirketi National Geographic’in televizyon kanallarında yayınlanmış. Ülkemizde aynı şirketin Türkçe kanallarında “İnancın Hikayesi” adıyla yayınlanmış. DVD’si de satılıyor. Yalnızca 2016’da yayınlanan altı bölümü değerlendireceğim. Okumaya devam et

Reklamlar

Film İncelemesi: Petra Belgeseli

Muhammed Peygamber’in Ürdün’deki Petra kentinde yaşadığı, Mekke’nin aslında Petra olduğu konulu Türkçe altyazılı belgesel bir süredir çok izleniyor ve konuşuluyor. Bu konuda daha önce free-minds.org sitesinde ciddi bir makale okumuş ve ilgili forum başlığında gezinmiş, herhangi bir yargıya varmayı ertelemiştim. Yapımcı Dan Gibson, belgesel filminde Kuran’a neredeyse hiç girmiyor ama daha önce bilmediğim bir kaç noktaya dikkat çekiyor. Ana fikir, Muhammed Peygamber’in ve dolayısıyla İbrahim Peygamber’in ocağının (Kutsal Ev’in) Mekke değil, Ürdün-Filistin sınırındaki tarihi Petra kenti olduğu. Okumaya devam et

Kitap İncelemesi: Volkan Ertit – Endişeli Muhafazakarlar Çağı

Kitap arkası yazısından: “Profesör: Doktoranızda ne çalışacaksınız? Ertit: Hocam, ben genel algının aksine Türkiye’nin sekülerleştiğini, yani Türkiye’de dinin gücünün ve prestijinin azaldığını, yeni neslin kendilerinden önceki kuşaklara nazaran dine daha uzak olduklarını düşünüyorum. Ve doktora tezimde de bu toplumda dinin hayattan çekilmesinin ardında yatan sebepleri çalışmak istiyorum. Profesör: Affedersiniz ama, Türkiye her geçen gün kış uykusuna yatmış bir hayvan gibi İranlaşırken, siz nasıl olur da böyle bir şeyi savunabilirsiniz! (Doktoraya kabul edilmedim) Bu kitabın ortaya çıkış amacı da sosyoloji profesörlerinin dahi “kış uykusuna yatmış bir hayvan gibi İranlaştığını” düşündüğü bir ülkede dinin prestijinin ve gücünün azaldığını, gündelik yaşamdan kesitler ve akademik çalışmalar ile göstererek daha geniş kitleler ile paylaşma arzusudur.” Okumaya devam et

Kitap Eleştirisi: “The Myth Of Religious Violence” (Dinsel Şiddet Miti) – William T. Cavanaugh

Bu kitap öyle bir niyetle yazılmış olmasa bile, yüzlerce sayfa tarih, din ve felsefe kitabından alacağınızı size hızlıca veren o ender kitaplardan biri. Üç yıl önce okuduğum bu kitabın değerini ve önemini vurgulamaktan acizim. Din Nedir  yazısında taradığım kaynakların bir bölümüne bu kitaptaki göndermelerden ulaşmıştım. Okumaya devam et

Kitap Eleştirisi: Bir Başka Din: Tasavvuf – Cemre Demirel

“İkiz kule saldırılarından beri Müslümanlara potansiyel terörist gözüyle bakılan Amerika’da, bu Mevlana nasıl bu kadar popüler olabildi sanıyorsun?”

Yolum düştüğünde uğradığım kitapçının “din” reyonu büyüdü, çünkü sonradan yanına ayrı bir “tasavvuf” bölümü eklediler. Çünkü tasavvuf kitaplarının sayısı son yıllarda patladı. Atatürkçülük ve bilimsel düşünce, özgürlük gibi batı uygarlığının yücelttiği kavramlar ve değerler gözden düştükçe tasavvuf ve hurafe göze girdi. Türkler kavramları birbirine o denli karıştırdılar ki, aslında şu son yazdığım cümle aynı zamanda hem bütünüyle yanlış, hem de doğru. Öyleyse kavram bulanıklığına meydan vermemek için yerlerinden kaydırılmamış sözcüklerle anlatayım. Okumaya devam et

Kitap Eleştirisi: Bir Müslüman Evrimci Olabilir Mi? – Caner Taslaman

taslaman_evrimciTaslaman, soyunun tükenme eşiğinde olduğunu düşündüğüm düşünen Müslümanların son örneklerinden. Bir dahi olduğunu düşünmüyorum elbette. Ama okuduğum kadarıyla kalıplara sıkışmışlık belirtisi göstermiyor. Bir düşünce kampına ait olma zorunluluğu duymuyor. Ve anladığım kadarıyla modernizm ve gelenekselci bağnazlık kutupları arasında bir seçim yapmak zorunda olmadığının bilincinde. Okumaya devam et

Kitap Eleştirisi: Deizm (Tanrı’dan Başka İnsanüstü Tanımayan İnanç)

Bu kitap Öztürk’ün benim “düş kırıklığı dönemi” dediğim son birkaç yıllık döneminde yayınlandı. Düş kırıklığı, çünkü çağrısının karşılık bulmadığını görerek kendi sorularına yeni yanıtlar aradı. Kimi zevzek Öztürk’ün giderayak deist (Yaradancı) olduğunu, birkaç yıl daha yaşasa idi ateist olacağını ve doğru yolu bulacağını şakayla karışık söyleyerek sözümona adamı gözden düşürmeye çalışıyor. İşte size gelenekçi yobazlarla tanrıtanımazların bir ortak yönü daha: YNÖ çekemezliği. Öztürk, kendisini okumadan ileri geri görüş bildirenlerin öne sürdükleri gibi Yaradancılığa çağırmıyor. Ancak bunu Müslüman olamayan veya Kuran’ın ışığından pay alamayanlar için, dinsel sömürüden korunulabilecek bir güvenli mevzi olarak öneriyor. Okumaya devam et